Osteoid Osteoma

Osteoid Osteoma

Osteoid osteoma kemiğin selim, özellikle geceleri ağrılı olup aspirin gibi ağrı kesicilerle hızla geçen, tek lezyon şeklinde karşımıza çıkar. en sık kalça bölgesinde görülmektedir. Ranyolojik olarak tanı en iyi bilgisayarlı tomografide pirinç tanesi büyüklüğünde nidus dediğimiz sklerotik yapının görülmesi yeterlidir. Ancak en çok karışılan durum ağrılı bölgenin MR ile değerlendirilmesidir. MR da osteoid osteoma maling kemik tümörleri dahil herşeyi taklit edebilmektedir. ayırıcı tanı için BT unutulmamalıdır.

Bening kemik tümörlerinin %10’ unu oluşturmaktadır. 1-1.5 cm çaplarında değişen, osteoid, osteoblast, içeren nidustan ibarettir. Sıklıkla çocuk ve adölesanlarda görülür. Erkeklerde iki kat daha fazla görülür. Bu hastalığın kesin etyolojisi halen bilinmemektedir. Makroskopik olarak osteoblastik aktivite vasküler zenginlikten dolayı normal kortekse göre daha pembemsi bir görünüme sahiptir. İçerdiği kalsifikasyon miktarı çoksa sert ve pürüzlü, azsa yu- muşak ve granüler yapıda olabilir.

Klinik: Hastalar etkilenen kemiğin geceleri artan üzerinde sızı şeklinde acıtan bir ağrı ile başvururlar. Klinik şikayetler 1-2 haftadan 1 yıla kadar uzayabilir. Karakteristik olarak hastaların çoğunda nonsteroid veya salisilatlarla kısa sürede ağrı geçer. Bazen hastalarda ağrı nedeniyle lezyonun olduğu uzvunu kullanamaması nedeniyle eklem hareket kısıtlılığı, kontraktür, kaslarda atrofi ve göreceli kısalık görülebilir. En sık femur ve tibia olmakla birlikte tüm kemiklerde görülebilmektedir. Vertebrada daha sıklıkla posterior elemanları tutmakta olup bazen ağrılı skolyoza neden olabilir. Lezyonun çıkarılmasıyla skolyozda normale döner.

Radyoloji: Direkt grafide lezyonlar radyolüsen olarak görünür ve nidus olarak isimlendirilir. Zamanla bu nidus içi kalsifiye olabilir. Lezyonu çevreleyen reaktif sklerotik kemik nidustan 1-3 cm uzağa kadar büyük olabilir. Çocuklarda ve kortikal yerleşimli lezyonlarda bu sklerotik bölge daha belirgindir. Direkt grafi de ilave olarak kortikal kalınlaşma, skleroz, medullada daralma, açısal deformitede görülebilir. Daha sık diafiz ve metafizde olmakla birlikte epifizde de görülebilir. Korteksle ilişkisine göre en sık intrakortikal, nadirende intramedüller, subperiosteal, periartiküler olarak sınıflandırılmaktadır. Klinik şüphe varlığında direkt grafinin yetersiz olduğu vakalarda ve nidus lokalizasyonu en iyi ince kesit (1-2 mm) BT’ den yararlanılır. BT’ de ortası radyolüsen nidus, görülmesi tanı koydurucudur. BT’ de buna ilave kortikal kalınlaşma, kemik iliği ödemi, medüller daralma izlenebilir. BT pelvis ve vertebra gibi süperpoze olan bölgelerde daha faydalıdır. Tanıyı desteklemek ve eşlik edebilecek başka lezyonlarının yerini tesbitte teknesyum 99 ile tanıya gidilebilir.  MRG’ da osteoid osteoma lezyona eşlik eden yumuşak doku ödemi, kemik iliği ödemi, periost reaksiyonu, eklem içi efüz- yonu daha net ortaya koyar, fakat olayı olduğundan daha ciddi gösterip malign tümörlerle karıştırdığı için bazen gereksiz fazla müdahalelere neden olabilmektedir.  Kesin tanı çıkarılan lezyonda patolojik incelemede nidusun bütünüyle görülmesiyle konulabilir. Ancak çıkarılan kitlede her zaman nidus görülmeyebilir, ağrının geçmesi ve tekrar oluşmaması da tanıyı destekler.İlk dönem ağrı geçmesine ragmen 4-8 hafta sonra sonrasında tekrar benzer ağrıların başlamsı nidus un tam çıkarılmadığının bir işareti olabilir.

Ayırıcı tanıda bir çok lezyonu taklit edebilir. Subakut osteomiyelit, eozinofilik granülom, osteoblastom ve stres kırığı akıldan çıkarılmamalıdır.

Tedavi: Genelde evre 1 lezyonlardır. Nadirde olsa lezyon tamamen olgunlaşıp kalsifiye, ossifiye ve sonunda sklerotik kemikle karışıp kendiliğinden iyileşebilir.  Ortopedistlerin çoğu cerrahi olarak nidusun çıkarılmasını tercih etmektedirler. Bunun için radyografi , skopi, BT ve tetrasiklin işaretlemeden faydalanılabilir. Daha yaygın kullanılan yöntem ameliyat esnasında skopi altında lezyon yerinin kirschner teli ile işaretlenerek çıkarılmasıdır. Biz direkt grafide nidus görünüyorsa skopi altında kontrol ederek, görünmüyorsa en az bir eklemi içeren BT görüntüleme ile lezyonun eklem seviyesinden mesafesi ve yerleşimini tesbit etmekteyiz. Pelvis gibi üç boyutlu kemik modellerinde bulmak oldukça zor olduğundan daha maliyetli olsada BT altında özel şartlarda lezyonun daha net görülmesi nedeniyle  daha az tercih edilmektedir. Cerrahi olarak burr-down yardımıyla nidus küretajı, geniş rezeksizyon, BT eşliğinde radyofrekans cihazı ile nidusun yakılması, BT eşliğinde lezyonun eksizyonu uygulanabilir. İntralezyonel küretaj; her zaman kolay olmamakla birlikte skopide lokalizasyonu belirgin olup, korteks üstünde yeri belli olan lezyonlarda sadece nidus ve çevre sklerotik doku çıkarılır. Yaklaşık 1cm çapında bir defekt oluştuğundan patolojik kırık riski taşımaz ve ilave koruyucu yöntemlere ihtiyaç duyulmaz.

Radyofrekans yöntemi; BT altında mini insizyondan kanül ve ince diril yardımıyla nidusa ulaşılıp radyofrekans probu lezyona yer- leştirilerek ortalama 90 °C’ de 4-5 dk 1 cm’ lik alan koagüle edilir. Bu yöntemde %85-100 arası başarılı sonuçlar bildirilmektedir. Ancak ağrı daha geç geçmekte, lokal cilt nekrozu, selülit ve biyopsi yapılamadığı için tanının konamaması başlıca dezavantajlarıdır.

Geniş rezeksiyon; skopiyle işaretlenen nidusun bulunduğu bölge dirille delinip geniş bir şekilde tam kat korteksin alınmasıdır. Bu yöntemde daha geniş kemik doku çıkarıldığından patolojik kırık olmaması için geçici tesbit ve alçı ile koruma, greftleme veya internal  fiksasyonla profilaktik tesbit gerekebilir.

Osteoid osteomanın cerrahi olarak çıkarılması
Osteoid Osteoma
Osteoid Osteoma
Osteoid Osteoma
Osteoid Osteoma
tibia osteoid osteoma
femur boyunda osteoid osteoma , collum femoris osteoid osteoma
ulna osteoid osteoma